Haberler

Kazdağları’nda Doğa Katliamına Karşı Tepkiler Büyüyor

14:54 06.08.2019

Kazdağları bölgesi içerisinde kalan Çanakkale’nin Kirazlı köyünde işletilmek istenen altın madeni projesinin yaratacağı doğa katliamı tüm ülkenin gündemde. Sanatçılardan siyasetçisine, çevre örgütlerinden belediyelere kadar pek çok kişi ve kurumun açıklama yaptığı ve sahip çıktığı Kazdağları’nda siyanür kullanılarak altın madenciliği yapılması ile ilgili tepkiler büyüyor.

5 Ağustos tarihinde Çanakkale Belediyesi ile konuya duyarlı çevre örgütleri tarafından çağrı yapılan “Su ve Vicdan Nöbeti”nde onbinler bir araya gelerek şantiye alanına yürüdü. Çanakkale Belediyesi’nin bildirdiğine göre Kirazlı-Balaban Mevkiinde düzenlenen büyük buluşmaya Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan ile milletvekilleri, il, ilçe ve belde belediye başkanları, Çanakkale’den ve çevre il ve ilçelerden çok sayıda çevre örgütü, sendika, oda ve meslek örgütü, sanatçılar, aydınlar ile binlerce insan katıldı.

Prof. Dr. Ali Demirsoy: Kazdağları, genetik çeşitlilik açısından ülkenin en önemli noktalarından biri…

Kazdağları ile ilgili TÜBİTAK tarafından yürütülen pek çok çalışmada yer alan biyolog Prof. Dr. Ali Demirsoy, Kazdağlarının yürütülen araştırmalar sonucunda Gen Merkezi olarak korunması, dolayısıyla bilimsel araştırmalar da dahil hiçbir faaliyete izin verilmemesi yönünde karar verildiğini belirtti.

“Buzul Döneminde gelen birçok hayvan ve bitkinin son sığındığı birkaç yerden biri Kazdağılarıydı. Daha doğrusu Kazdağlarının tepeleriydi. Burada doktoralar yapıldı; fauna çalışmaları yapıldı. Yani oldukça iyi bilinen bir dağımızdır. Türkiye, Akdeniz ve Yakın Doğu olmak üzere iki önemli gen merkezinin kesiştiği noktada yer alıyor. Bu kapsamda, Kazdağları, genetik çeşitlilik açısından ülkenin en önemli noktalarından biri olarak öne çıkıyor. Dolayısıyla karşılaşacağımız tehlikelerin boyutlarını da en iyi tahmin edebileceğimiz bir dağımızdır. Su kaynaklarını kirletme, oksijen akımını bozma, görüntüyü kirletme bir yana, korumakla yükümlü olduğumuz birçok canlının kaderi artık bu ülkenin insanlarının elinde.”

İfadelerini kullanan Demirsoy, Kazdağları’nın birkaç kuruş gelir için hoyratça kullanılmaması gerektiğini vurguladı. Demirsoy aynı zamanda altın madenciliğinin devam etmesi durumunda kaybedeceğimiz doğal güzelliklere dikkat çekmek amacıyla bölgede çektiği fotoğrafları paylaştı.

Salih Sönmezışık: Tarım ve Orman Bakanlığı Halkımızı Yanıltıyor

Türkiye Ormancılar Derneği Denetleme Kurulu Başkanı ve Orman Mühendisleri Odası Eski Genel Başkanı Salih Sönmezışık ise gelen tepkiler üzerine Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaları değerlendirdi.

“Tarım ve Orman Bakanlığı, barışın başkenti, güzelim Çanakkale'mizin tek içme suyu kaynağı olan Atikhisar barajı, su toplama Havzasında, yakında üretime geçecek olan, Kirazlı Maden Sahasında, yapılan, üstelik yasa dışı Orman katliamı hakkında basın açıklaması yaparak ülke kamuoyunu yanıltmıştır.” İfadelerini kullanan Sönmezışık Bakanlığın iki temel iddiasına yanıt verdi.

Bakanlığın “altın aradığımız sahalarımızın Kazdağı ile ilgisi yoktur” iddiasına yönelik:

“Bakanlık madencilerin ağzı ile konuşuyor. Çünkü, KAZDAĞI ile Kazdağları'nı birbirine karıştırıyor… Kazdağları Sarıkız Tepesi ve aşağı çevresindeki ormanlardan bir ahtapotun kolları gibi Biga Yarımadasının tümüne beş koldan yayılan dağlar topluluğudur. Kaldı ki, Kirazlı altın madeni sahası da Kazdağları silsilesinin ortasında yer almaktadır.” diyen Sönmezışık aynı zamanda Bakanlığın iddia edildiği gibi 195 bin değil sadece 14 bin ağaç kesildiği iddiasına karşılık:

“Ben, net 50 yıldır ülke Ormanlarının korunması ve geliştirilmesi konusunda savaş veren biri olarak, iki rakama da itibar etmiyorum. Asıl olan, altın arama ve işletmesi için, Orman yönetimince verilen izin sahasında, kesilecek ağaçların belirlenmesidir… Yapılacak iş, Çanakkale Belediyesi ve Ege Marmara Çevre Bel. Birl. tarafından, yargı  yoluyla sahada tespit yaptırılmasıdır. Ancak bunun için, arazi çalışmaları için iş makineleri sahaya girmeden, yani ağaç kökleri yok edilmeden bu işin yapılması gerekmektedir” dedi.

Altında Ölüm Var

Kazdağları’nda altın madenciliği faaliyetlerine son verilmesi ve doğal zenginliklerin korunması amacıyla change.org üzerinden TEMA Vakfı tarafından başlatılan imza kampanyası 6 Ağustos itibari ile 390 bin imzacıyı aştı. (imza kampanyasına buradan ulaşabilirsiniz)

TEMA vakfının sosyal medya üzerinden #altındaölümvar, #Kazdağınadokunma, #Kazdağlarıhepimizin etiketleri ile yaygınlaştırdığı kampanyaya tüm dünyada faaliyet gösteren çevre ve doğal yaşam örgütleri Greenpeace ve WWF (Doğal Yaşamı Koruma Vakfı) da destek verdi.

Kimya ve Ziraat Mühendisleri Odaları: Ne Çanakkale halkının, ne de doğanın altın madencilerine vereceği bir karış toprağı ve bir damla suyu yoktur!

Konu ile ilgili Kimya Mühendisleri Odası ile Ziraat Mühendisleri Odası ortak bir açıklama yaptı. (açıklamanın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz) Yaptıkları açıklamada kesilen yüzbinlerce ağaca vurgu yapılırken “Su ve Vicdan Nöbeti”ne destek verildi.

“Atıkhisar Barajı`nın su toplama havzasında kalan Kirazlı-Kestane, Balaban Tepesi bölgesindeki ağaçları vahşice, umursamadan ve acımasızca yok eden, gelecekte oluşacak telafisi mümkün olmayan zararları görmezden gelen, 1,5 gr altın için yaklaşık 4 ton suyu kirletecek olan, insan, hayvan ve bitki sağlığına olumsuz etkileri bulunan yaklaşık 2 ton civarında cıva, arsenik gibi ağır metalleri açığa çıkaracak olan bu madencilik girişiminde payları olan herkesi ve her kesimi vicdanlı olmaya davet ediyoruz.” denilen açıklama “Ne Çanakkale halkının, ne de doğanın altın madencilerine vereceği bir karış toprağı ve bir damla suyu yoktur!” ifadeleriyle son buluyor.

Bizi Takip Edin