Standart Olmayan Çalışma Biçimleri, Sendikal Örgütlenme ve Toplu Pazarlık ITUC Politika Raporu (Çeviri)

Önsöz - Sharan Burrow (Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu Genel Sekreteri)

15:00 05.03.2020

Dünya çapında “standart olmayan” ya da diğer ifadeyle güvencesiz çalışma biçimlerindeki artış milyonlarca insanı ekonomik güvenceden uzaklaştırıyor. Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu (ITUC)’nun küresel kamuoyu araştırmasına göre insanların 3’te 2’si ekonomik güçlüklerle mücadele ediyor ya da geçimini ancak sağlayabiliyor. Sorunun özündeyse çalışma ilişkilerindeki aşınma bulunuyor. Hanehalkı geliri üzerindeki baskıların ötesinde bu eğilim, ücretler düştükçe küresel ekonomi üzerinde de bir engel oluşturuyor.

Dünya üzerinde gittikçe daha fazla çalışan iş güvencesi, ücret ve hatta çalışma süresi hakkında kendini daha belirsiz düzenlemelerin içerisinde buluyor. Doğrudan sürekli istihdamdaki bozulma, dünya işçilerinin yüzde 60’tan fazlasının yeni platform tabanlı işleri* de içeren, asgari ücret düzenlemelerine, haklara, sosyal güvenceye ve pek çok durumda yargı gücüne erişimlerinin olmadığı işlerde çalışmasıyla kayıt dışılıkla bir araya geldi. Çalışma yaşamında güvencesizlik, halklarını koruma sorumluluklarını yerine getirmede başarısız olan kamu kurumlarına duyulan güvensizlikle birlikte yoksulluk ve eşitsizliği de besliyor.

Güvencesiz işlerdeki artış doğal bir durum değildir. Bu işler mevzuat boşluklarının ve kuralsızlaşmanın arasında yayılıyor. Küresel tedarik zincirleri, sınır ötesindeki üretim zincirlerinin temelini oluşturan düşük ücretli, güvencesiz ve çoğunlukla kayıt dışı iş düzenlemeleriyle işverenin sorumluluğunda parçalanma ve çöküşe yol açarak önemli bir rol oynuyor.

Hükümetlerin bazı adımları atması gerekiyor ve bazıları bu adımları atıyorlar da. Kaliforniya Yasama Meclisi AB5 yasa tasarısıyla sürücülerini şirketle çalışma ilişkileri yokmuş gibi yanlış biçimde sınıflandırarak işveren sorumluluğundan kaçan Uber ve Lyft gibi platform tabanlı şirketlere son vermeyi amaçlıyor. 

Platform iş modelinin yaygın görüldüğü yer olan Kaliforniya’nın bu şirketlerin yükümlülüklerinden nasıl kaçtığı konusunda başka yerlere göre daha fazla tecrübesi bulunuyor. Bu nedenle diğer bölgelerdeki politikacılar, mahkemeler ve denetim kurumları Kaliforniya’da atılan adımları takip etmelidir. Okumakta olduğunuz bu rapor hükümetlerin atması gereken adımların ana hatlarını belirtiyor. Hükümetlerin işe çok uluslu şirketler için zorunlu denetleme yükümlülüklerini ve çalışanlar için temel güvenceleri devreye sokarak başlamaları gerekiyor. Yeni kabul edilen Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) Çalışma Yaşamının Geleceği Yüzüncüyıl Bildirgesi ile uyumlu olan bir emek koruma tabanı böyle bir teminatı sağlamak üzere acilen devreye sokulmalıdır. Böylelikle çalışanların örgütlenme özgürlüğü ve toplu sözleşme, iş güvenliği ve sağlık, yeterli asgari ücret ve azami çalışma saati sınırı haklarını içeren temel hakları garanti altına alınacaktır. Yeterli bir sosyal koruma tabanıyla birlikte yeni bir toplum sözleşmesinin dayanağı sağlanabilir.

 

Sharan Burrow
Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu 
Genel Sekreteri

Bizi Takip Edin