METAL GREVLERİNİN ERTELENMESİNİ KINIYORUZ. TEZ-KOOP-İŞ, METAL İŞÇİLERİNİN MÜCADELESİNİ SONUNA KADAR DESTEKLEMEKTE KARARLIDIR

Türk Metal Sendikası, Birleşik Metal İşçileri Sendikası ve Çelik-İş Sendikası’nın Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası (MESS)’na bağlı işyerlerinde aldığı grev kararının, “Millî Güvenliği bozucu nitelikte görüldüğü” gerekçesiyle Bakanlar Kurulu tarafından 60 gün süreyle ertelenmesi, sendikal hak ve özgürlüklere yönelik açık bir saldırıdır ve hiçbir gerekçe ile kabul edilemez.

Tez-Koop-İş Sendikası olarak metal işçilerinin ekmek ve onur mücadelesini sonuna kadar destekliyor, işçi sınıfının temel demokratik haklarından olan grev hakkına yapılan bu açık saldırıyı şiddetle kınıyoruz.

Tez-Koop-İş Sendikası
Genel Yönetim Kurulu

TÜM İNSANLAR İÇİN BARIŞ, DEMOKRASİ VE ÖZGÜRLÜK ÖZLEMİYLE YENİ YILINIZI KUTLUYORUZ

Ülkemiz, ekonomik ve toplumsal sorunların giderek arttığı, siyasal gerilimlerin ve kutuplaşmaların yeni boyutlar kazandığı bir süreçten geçiyor.

Demokratik siyasal hak ve özgürlüklerin sistematik biçimde daraltıldığı; dünün olağan tepki ve eleştirilerinin günümüzde yasaklandığı ya da suç sayılmaya başlandığı ülkemizde, demokrasinin ana bileşenlerinden birini oluşturan siyasal partilerin, sendikaların ve demokratik örgütlerin örgütlenme, söz ve eylem olanakları baskı altında tutulmaya çalışılmakta; iletişim, haber alma ve yayma özgürlüğü etkili soruşturma ve kovuşturmalarla engellenmeye, gazeteciler, aydınlar, demokratik toplumsal örgütler susturulmaya çalışılmaktadır. Hukuk sistemi bilinçli biçimde alt üst edilirken artık hukukun üstünlüğünden, yargı bağımsızlığından, hak arama özgürlüğünden söz edilemez duruma gelinmektedir. Ve Türkiye kabul edilmesi olanaksız bu görüntülerle, hızlı biçimde demokratikleşme süreçlerinden uzaklaşarak otoriter ülkelerin özgürlükleri karartan görüntülerine benzer biçimde kirlenmektedir.

Siyasal yaşamda görünen bu görüntü, ekonomik sorunlarla emeğin hak ve özgürlükleri konusunda da benzer özellikler taşımaktadır.

Siyasal iktidarın yansıtmaya çalıştığı olumlu görünüme rağmen Türkiye, gelir dağılımı bozukluklarının daha da kötüleştiği, iç ve dış borç yükünün ağırlaştığı, işsizliğin yaygınlaştığı, yoksulluğun kırları ve kentleri sardığı, dolaylı ve dolaysız vergi yükünün ücretliler ve geniş halk kesimleri üzerine tüm ağırlığı ile çöktüğü, demokratik, laik, sosyal hukuk devleti kurallarının bozulduğu, şiddetin evde, sokakta, işyerinde ve tüm toplumsal kesimlerde arttığı, bunalımlı, gergin bir görüntü vermektedir.

- Yıllarca taşeronda kölelik koşullarında çalışan işçilerin istihdam beklentileri, hukuk kuralları çiğnenerek, iktidar dışındaki tüm siyasal örgütler ve sendikalara uygulanan bilinçli gizlilik ortamında çıkartılan Kanun Hükmünde Kararname ile açık biçimde köreltilmiştir.

- İş Mahkemeleri Yasası’nda yapılan değişiklikle işten çıkarmalar konusunda zorunlu arabuluculuk sistemi getirilerek yalnızca çalışanların bireysel sözleşme özgürlüğünü sınırlandırılmamış aynı zamanda emeğin sendikalaşma hakkının önüne yeni engeller getirilmiştir.

- Milyonlarca işçiyi ve ailesini ilgilendiren asgari ücretteki artış oranı, yoksulluk sınırlarının da altında açlık sınırı düzeyinde belirlenmiştir.

İçinde bulunduğumuz dönem, tüm emekten ve demokrasiden yana kişi, kurum ve kuruluşlarla sendikaların sorumluluklarının arttığı bir dönemdir. Sendikalar emekçilerin hak ve çıkarlarını korumak ve geliştirmek üzere, ortak davranış ve dayanışma içine girerek demokrasinin, özgürlüklerin ve hakların güvenceleri ve gerçek savunucuları olduklarını göstermelidir. Bu yaklaşım sendikaların toplumsal ve tarihsel sorumluluğunun doğal ve beklenen sonucu olmalıdır.

Tez-Koop-İş Sendikası Genel Yönetim Kurulu olarak tüm halkımızın ve üyelerimizin yeni yılını kutluyor; 2018 yılının tüm insanlığa barış, demokrasi ve mutluluk getirmesini diliyoruz.

Tez-Koop-İş Sendikası
Genel Yönetim Kurulu adına
Haydar Özdemiroğlu
Genel Başkan

TÜRK-İŞ: TAŞERON İŞÇİLERİNİN HAKLARI KONUSUNDA ELEŞTİRİLER DİKKATE ALINMADI

Türk-İş Başkanlar Kurulu 26 Aralık 2017 tarihinde Ankara’da olağanüstü toplanarak 24 Aralık 2017 Tarihinde yayınlanan 696 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile taşeronda çalışan işçilere yönelik alınan kararları değerlendirdi. Başkanlar Kurulu toplantısından sonra basına ve kamuoyuna şu açıklama yapıldı:

1- “Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname” 24 Aralık 2017 Tarihli ve 30280 Sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. 696 Karar Sayılı KHK içerisinde alt işveren işçisiyle ilgili düzenlemeler de yapılmıştır. Çalışma yaşamının yıllarca kanayan bir yarası olan kamuda taşeron uygulamasının sona erdirilmesi ve alt işveren işçisi olarak çalışanların kadroya (belirsiz süreli iş sözleşmesi) alınması konusunda yıllar sonra bir düzenleme yapılmış olması, kadroya girenler açısından olumlu karşılanmış, emeği ve katkısı olanlara teşekkür edilmiştir.

2- Ancak, yaklaşık bir milyon alt işveren işçisini doğrudan ilgilendiren bir konuda, sosyal taraflarla taslak paylaşılmadan, eleştirileri dikkate alınmadan, TBMM’de müzakere imkanı sağlanmadan, kamuoyunda geniş şekilde tartışılmadan, olağanüstü hal kapsamında düzenlemelerin yapılmış olması uygulamada birtakım sorunlara yol açacaktır.

3- Alt işveren işçilerinin tümünün, herhangi bir ayrıma tutulmadan kamuda kadroya geçirilmesi, başta ücret ve sosyal haklar olmak üzere çalışma şartlarının iyileştirilmesi, istihdam güvencesine kavuşturulmaları öncelikli talep olarak işçiler ve sendikaları tarafından ifade edilmiştir.

4- KHK ile yapılan düzenlemeyle alt işveren işçileri arasında ayırım yapılmıştır. KHK’nin 127. Maddesiyle yapılan düzenlemenin kapsamına 5018 sayılı Kanuna ekli (I), (II), (III) ve (IV) sayılı cetvellerde yer alan kamu idareleri alınmış, ancak anılan kanun ile KHK’nın eki (I) sayılı listede yer almayan kamu idareleri kapsam dışında bırakılmıştır. Böylece KHK’yle yapılan düzenleme sonucu, bazı özel bütçeli kuruluşlar ile kamu iktisadi teşekküllerinde (KİT) çalışan taşeron şirketi işçileri kapsam dışında bırakılmış ve kadroya alınmamıştır. Bunun sonucu 58 KİT’te çalışan yaklaşık 50 bin işçi mağdur edilmiştir. Bunların da kapsama alınması hususunda olumlu haber beklenmektedir.

5- Yerel yönetimlerde çalıştırılan işçiler arasında da ayrım yapılmış, personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı ihalelerinde çalıştırılan işçiler kapsamda olurken, halen belediye şirketi bünyesinde istihdam edilen işçilerin belediyenin kendi kadrosuna geçişleri sözkonusu olmamaktadır.

6- Hukukumuzda sendikal örgütlenme “işkoluna göre sendikalaşma ilkesine” göre düzenlenmiş olmasına rağmen, KHK ile yapılan düzenlemede, aynı işyerinde farklı işkolunda kurulu sendikaların örgütlenmesine ve birden fazla toplu iş sözleşmesi yapılmasına imkan verilmektedir. Bu düzenleme işyerlerinde kargaşaya ve çalışma barışının bozulmasına yol açacak niteliktedir. Bu endişenin giderilebilmesi için gerekli düzenlemeler bir an önce yapılmalıdır.

7- Türk-İş Başkanlar Kurulu, gelişmeleri yakından izleyecek ve gelişmelere göre, Konfederasyonun güçlenerek çalışmalarını sürdürmesi ve başta sendikal örgütlenme olmak üzere işçi hak ve özgürlüklerinin geliştirilmesi konularında üzerine düşen sorumluluğu kararlılıkla yerine getirecektir.

KHK’DA TAŞERON İŞÇİSİNE GÜVENCELİ VE KAPSAMLI KADRO ÇIKMADI

24 Aralık 2017 Tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 696 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemelerin Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile ülkemizin çalışma hayatını ve bir bakıma toplumsal yapısını derinden etkileyen taşeron işçilerle ilgili düzenleme yapıldı.

Bu düzenleme yapılırken, demokrasinin en önemli kurumu ve halkın temsil edildiği parlamento yok sayılmıştır. Demokratik ülkelerde olduğu gibi toplumun çoğunluğunu etkileyen bu tür düzenlemeleri Meclise getirip, demokratik süreçleri işletmek yerine, taşeron işçiler, daha önce alakasız bir şekilde OHAL kapsamında yayımlanan “kış lastiği”, “arabaların cam filmi” ve “evlilik programları” ile eşdeğer tutularak düzenleme yapılmıştır. Taşeron işçilerin analarının ak sütü gibi hakkı olan kadroları, darbeye yönelik çıkarılmış olan OHAL kapsamında nasıl düzenlenebilir?

Yapılan düzenleme ne taşeron işçilerine, ne de özgüçleri ile örgütlenen ve mücadele eden sendikalara olumlu etki etmiştir. Kısaca, dağ fare doğurmuştur!

Eğer aksini iddia eden varsa lütfen şu sorulara açık bir şekilde yanıt versin.

1. Bu düzenleme sonucunda kamuda (belediyeler ve il özel idareleri dahil) tek bir taşeron işçi dahi kalmayacağı söylenebilir mi? HAYIR! İstisnalar hariç özel bütçeli kuruluşlarda çalışan işçiler, KİT’lerde çalışan yaklaşık 40 bin işçi ile birlikte, yapılan ihalede asgari işçilik maliyeti %70’in altında olan işlerdeki hizmet alımları ile çalışan işçiler, kapsama alınmadı. İl özel idareleri ve belediyelerdeki personel çalıştırmasına dayalı hizmet alımı ile çalışmayan işçiler “sözde” kapsamın dışında bırakıldı.

2. Kadroya geçirildiği iddia edilen işçilerin kadro hayali KHK’nın öngördüğü 10 günlük süre içerisinde ya da 90 günlük süre içerisinde derhal gerçekleşecek midir? HAYIR! Garabet bir şekilde “Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan en son sona erecek olan toplu iş sözleşmesinin bitiminde” kadro elde edilmiş olacak. Taşeron işçilerin kadro hayali 2020 yılına kadar yani 3 yıl daha ötelenmiş oluyor. Bu sürede emekli olacaklar, ayrılacaklar vb işçilerin yıllardır asıl işçisi oldukları kamu işvereninden alınterlerinin hakkını alamadan gitmiş olacaklar. Kamu emek gaspı yapmış olacak. Bu, kamu eliyle çalışanlara bir zulümdür. Bu kabul edilemez.

3. Kadroya geçirildiği iddia edilen işçiler açısından yıllardır aynı işyerinde aynı işi yaptıkları asıl işveren işçi olarak görünen meslektaşları ile kayıtsız şartsız aynı haklara sahip olacaklar mıdır? HAYIR! İşyerindeki ikinci sınıf durumları ücretler ile mali ve sosyal haklar yönünden mevcut ayrımcı tutum aynen devam edecek.

4. 6356 Sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu çerçevesinde toplu sözleşme düzeninin gereği ve T.C Anayasası, ilgili mevzuat ile birlikte öncelikle ILO’nun 98 Sayılı Örgütlenme ve Toplu Pazarlık Hakkı Sözleşmesine uygun toplu iş sözleşmesi yapabilecekler midir? HAYIR! Serbest toplu pazarlık ve bunun sonucunda doğabilecek uyuşmazlıklardaki grev hakları yok.

5. Taşeron işçileri, baştan itibaren asıl işverenin, yani kamu işçisidirler. Peki KHK bu işçilerin el konulan haklarına bir güvence getirip ileride verecek midir? HAYIR! Tam tersine KHK ile taşeron işçisinin emeğinin ve haklarının üzerine çökmek istenmektedir. Bu kabul edilemez.

6. Kadroya geçirildiği iddia edilen işçiler Anayasa, ulusal çalışma mevzuatı ve başta ILO’nun 87 Sayılı Sendika Özgürlüğü ve Sendikalaşma Hakkı Sözleşmesine uygun bir şekilde istedikleri sendikalarda özgürce örgütlenebilecekler mi? HAYIR! Mevcut durumda 450 bin taşeron işçisinin 350-400 bini Hak-İş’e bağlı sendikalara “üye yapıldı”. Siyasi iktidarın gücünü bürokrasi ile birlikte kullanan sendikalar pozitif sendika hakkının temelini oymuşlardır. Bu nedenle de işçi sendikalarında, Kamu görevlileri sendikalarında olduğu gibi sağlıklı olmayan ve sendikal bilince dayanmayan hormonlu bir sendikal büyüme sağlanmıştır.

7. Yıllardır işlerini başarılı bir şekilde yapan işçilere sınav ve güvenlik şartı getirmek akla mantığa sığmakta mıdır? Emeği sonuna kadar sömüren taşeron işvereni işi bilmeyen ve güvenilmez işçiyi işyerinde çalıştırır mıydı? HAYIR! Bundaki gerekçe bize göre iş yapacak işçiyi seçmekten çok, siyasi iktidar ve onunla birlikte hareket eden sendikalara rant kazandırmaktır. Yoksa basit ve objektif bir sınavın bir önemi yok; amaç kendilerinden olanı ve olmayanı belirlemektir.

8. Emeklilik, Malullük ve yaşlılık aylığı hak kazanma durumunda zorunlu emeklilik getirmek Anayasanın “Çalışma hakkı” ilkesine uygun mudur? HAYIR! Anayasanın 49. Md. gereği çalışma herkesin hakkıdır ve devlet bununla ilgili gerekli tedbirleri almak zorundandır. Devlet kurumları taşeron işçinin çalışma hakkını elinden alacak şekilde hareket edemez .

9. Yıllardır işverenlere teşvik adı altında milyarlarca lira para aktaranlar, sıra hak ettiklerini isteyen taşeron işçilerine gelince mi mali disiplin ve bütçe yükü akıllarına gelmektedir. Bu tutum doğru mudur?

10. Geçici işçilere verilen 4 ay daha vize alma hakkı bu işçiler yönünden sorunu çözmekte midir? HAYIR! Geçici işçilerin çalışmaları da kuralsız bir şekilde “sözde kurala” bağlanmıştır. Geçici olarak 5 ay 29 gün çalışanlara 4 ay daha süre uzatımı getirildi. Buna karşın bazı kurumlarda 10 ay çalışan “geçici” işçiler bulunmaktadır. Bu büyük bir çelişkidir. A-tipik çalışma devlet kurumunun tercihi olamaz. Bu işçiler kadrolu ve sürekli işçi statüsüne geçirilmelidir.

Sonuç olarak 2002 yılından bu güne kadar tüm hükümetler taşeronu kendi elleri ile büyütmüşlerdir. Özellikle 2006 yılında 4857 Sayılı İş Kanununun 2. Maddesinde yapılan değişiklikle Kamuda taşeronlaşma hızla büyümüştür.

KHK ile yapılan OHAL düzenlemesi, taşeron işçileri hak getirmeyip hak gaspını yapan tarafı değiştirmiştir. Devletin korumak ve kollamakla görevli olduğu işçisinin hakkı KHK ile gasp edilmiştir.

Taşeron işçilerine, çalıştıkları işyerindeki kurum işçilerinin ücretleri ile mali ve sosyal hakları eşitlenmemiştir ve gelecekte de bu KHK’ya göre eşitlenecek gibi görünmemektedir. Gerçek anlamda bir kadro verilmemiştir. Bulundukları işyerlerinde ikinci sınıf işçi statüsünü devam ettiren bu düzenleme kabul edilemez.

Tez-Koop-İş Sendikası, ulusal ve uluslararası hukuka aykırı bir şekilde yapılan bu düzenleme ile hakları gasp edilen taşeron işçileri için hem ulusal hem de uluslararası düzeyde mücadeleye devam edecektir. Türkiye’deki mahkemelerden bir sonuç alamazsak, uluslararası mahkemelerde taşeron işçilerin gasp edilen haklarını aramaya devam edeceğiz. Bu süreçte Tez-Koop-İş Sendikası taşeron işçilerle birlikte olacaktır. Taşeron işçilerimiz, ihtiyaç duydukları tüm desteği, hiçbir siyasi partinin arka bahçesi olmayan Tez-Koop-İş Sendikasından alabileceklerdir. Bu mücadele, Tez-Koop-İş Sendikasının sadece üyelerine karşı değil, işçi sınıfına ve topluma karşı olan sorumluluğunun bir gereğidir.

Taşeron işçileri hak ettikleri kadrolarını er ya da geç, hiçbir hak kaybı olmadan elde edeceklerdir.

Basına ve kamuoyuna önemle duyururuz.

Yaşasın sınıf dayanışması!

Yaşasın menfaatsiz işçi haklarını savunan sendikaların birliği!

Tez-Koop-İş Sendikası
Genel Yönetim Kurulu

Üyelik

img

 

DERGİ İSTİYORUM

TEZ-KOOP-İŞ DERGİLERİ

 Bilgisayarınızda Adobe Reader yüklü olmalıdır. Yüklemek için tıklayınız.

EĞİTİM

img

 

Örgütlenme

img

Toplu Sözleşme

img

 

EYLEM VE ETKİNLİKLER

img

 

Basın Açıklamaları

img

YAYINLAR

img

 

BASINDA SENDİKAMIZ

img

Yasalar ve Mevzuat

img