12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliği ile Mücadele Günü: Çocukların “Çocuk” Olabildiği Bir Gelecek İstiyoruz!

Bir 12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliği ile Mücadele Günü’nde daha, kapitalist sömürünün en vahşi yüzüyle, çalışan çocukluklarla karşı karşıyayız. Geçtiğimiz yıl, Uluslararası Çalışma Örgütü, 2020 küresel tahminlerinde çocuk işçiliğinde endişe verici bir artış görüldükten sonra pandeminin ardından korkulan kötüleşmenin gerçekleşmediğini ve dört yıl önce 160 milyon olan çocuk işçinin yaklaşık 138 milyona gerilediğini açıkladı. Diğer yandan yaşanan düşüş, kapitalizmin en vahşi çarkları arasında ezilen milyonlarca çocuğun gerçeğini gölgeleyemedi. Halen 54 milyon çocuk sağlık ve yaşamlarını tehdit eden ağır ve tehlikeli işlerde çalışıyor. Küresel ölçekte her yüz çocuktan sekizini kıskacına alan bu kölelik düzeni, Türkiye’de de derinleşen ekonomik kriz ve tırmanan yoksullukla birlikte bir hayatta kalma stratejisine dönüştürülmüş durumda.
Türkiye’de her geçen gün büyüyen gelir adaletsizliği, bugün 6 buçuk milyonu aşkın çocuğu şiddetli yoksulluğun tam ortasına bırakmış, her beş çocuktan birini ise en temel hak olan yeterli beslenmeden mahrum etmiştir. Ailelerin içine itildiği bu çaresizlik, çocuk emeğini piyasanın en ucuz ve güvencesiz dişlisi haline getiren politikalarla beslenmektedir. Son yıllarda “mesleki eğitim” adı altında meşrulaştırılan ve yasal bir kılıf olarak kullanılan MESEM gibi uygulamalar, yoksul halk çocuklarını örgün eğitimden kopararak sanayi sitelerine, inşaatlara ve tarım alanlarına ucuz işgücü olarak akıtmaktadır. Bu kurumsallaşmış sömürünün bedeli ise ne yazık ki en ağır şekilde, çocukların canıyla ödenmektedir. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi’nin yıllara yayılan ve her ay yenilenen verileri, sanayide ve tarımda çocuk iş cinayetlerinin korkunç bir tırmanışta olduğunu, yüzlerce çocuğun sermayenin kâr hırsı uğruna aramızdan alındığını açıkça ortaya koymaktadır.
Tez-Koop-İş Sendikası olarak vurguluyoruz:
Çocuk işçiliği siyasi bir tercih ve bir sistem sorunudur. Çocukların zihinsel, fiziksel ve psikolojik gelişimlerini ipotek altına alan bu karanlığa karşı çocuk işçiliğinin hiçbir gri alan bırakılmaksızın acilen ve kesin olarak yasaklanmasını gerekmektedir. Çözüm, yoksulluğu yardımlarla yönetmek değil, onu ortadan kaldıracak kamusal ve güvenceli sosyal politikaları hayata geçirmektir. Bu doğrultuda, eğitimin her kademesinin kamusal ve nitelikli olması, okullarda her çocuğa ücretsiz ve sağlıklı yemek sunulması devletin temel bir sorumluluğudur.
Çocuğun üstün yararını merkezine alan kamusal bir irade tesis edilene kadar emeğin sömürülmediği ve çocukların sadece “çocuk” olabildiği bir geleceği inşa etme kararlılığıyla mücadelemizi sürdüreceğiz.
Tez-Koop-İş Sendikası
Genel Yönetim Kurulu




