Tez-Koop-İş Sendikası ve Foça Belediyesinden Ortak Mücadele Çağrısı: “Toprağa Özgürlük, Sofraya Adalet!”

Sendikamız Tez-Koop-İş ve Foça Belediyesinin işbirliğiyle 18-19 Nisan 2026 tarihlerinde düzenlenen “Gelenekten Geleceğe Foça Tarımı: Toprağa Özgürlük ve Sofraya Adalet! Kırsalda Nitelikli İstihdam Sempozyumu”, Reha Midilli Kültür Merkezinde gerçekleştirilen geniş katılımlı oturumlarla tamamlandı. Yerel yönetimler, başta kooperatifler olmak üzere sivil toplum kuruluşları ile emek mücadelesi temsilcilerinin bilim insanları ile buluştuğu bu önemli sempozyumda, küresel gıda krizinden iklim değişikliğine, tarımdaki istihdam sorunlarından tarımsal üretimde kooperatifçiliğin önemine kadar pek çok konu masaya yatırıldı.
Sempozyumun açılış bölümünde konuşan Haydar Özdemiroğlu özetle şunları söyledi:
“Tez-Koop-İş Sendikası olarak faaliyetlerimizi sadece daha iyi ücretler veya güvenceli çalışma koşullarıyla sınırlı görmüyoruz. Mücadelemizi hiçbir zaman sadece toplu iş sözleşmesi masalarına, ücret pazarlıklarına sıkıştırmadık. Bizim için sendikacılık; işçinin sadece işyerindeki hakkını değil, yaşamın her alanındaki hak ve özgürlüklerini savunmaktır. Şayet işçinin aldığı ücretle sofrasına zorlukla koyabildiği gıda zehirliyse; soframızdaki ürün, doğanın döngüsü hiçe sayılarak, endüstriyel hırslarla toprağı öldüren bir sistemden geliyorsa, bizim mücadelemiz eksik kalmış demektir.
Bu nedenle, toplumsal sorunların toplumdan yana çözülmesini savunuyor; toplu iş sözleşmesi masasında oturduğumuz kadar, kuruyan göllerin kıyısında, sökülen zeytinliklerin ve susuz kalan tarlaların başında da saf tutuyoruz.
Artık “vaktimiz var” diyebileceğimiz bir lüksümüz kalmadı. Kuruyan nehirler, azalan biyolojik çeşitlilik, gıda egemenliğimize ve gıda güvenliğimize yönelik saldırılar bize tek bir şeyi fısıldıyor: Son nehir kurumadan önce ya birleşeceğiz ya da hep beraber kaybedeceğiz.
Biz bugün yeni bir söz söylüyoruz. Bu bir yol haritasıdır:
- İşçi ve köylü el ele verecek.
- Ekoloji ile ekonomi arasındaki yapay çatışma son bulacak.
- Üretici köylülerin kooperatifleri, işçilerin ise sendikaları aracılığıyla güçlendiği; demokratik, halkçı ve kamucu bir tarım ekonomisi hayata geçirilecek.
- Üretim araçlarının toplumun demokratik denetimine tabi tutulduğu; doğayla uyumlu, sömürüden uzak bir yaşam kurulacak.”
Sempozyuma ev sahipliği yapan Foça Belediye Başkanı Saniye Bora Fıçı ise bölge tarımını tehdit eden en büyük unsurların başında Gediz Nehrindeki kirlilik ve miras yoluyla arazilerin bölünmesi olduğunu ifade ederek, sürdürülebilir bir gelecek için kolektif üretimin önemini vurguladı.
Sempozyumun birinci gününde, Prof. Dr. Ali Demirsoy küresel ısınmanın insan yaşamı ve tarım üzerindeki etkilerini analiz ederken, TazeSüt, Fokoop, Foça Yoğurdu, Pema Mantar ve Foça Süt Ürünleri Kooperatifi temsilcileri başarılı kooperatifçilik deneyimlerini paylaştı.
Prof. Dr. Nejla Kurul moderatörlüğünde gerçekleştirilen panellerde neoliberalizm altında işsizlik ve gıda güvenliği sorunları derinlemesine tartışıldı. Berfin Diren Demirkaya tarımda istihdamın durumunu güncel verilerle tartışırken; Prof. Dr. Mustafa Durmuş tarımsal üretimin ekonomi politiğine ve neoliberal politikaların kırsaldaki etkilerine dair kapsamlı bir değerlendirme yaptı. Program, Prof. Dr. Mustafa Bayram’ın kent gıda güvenliği, ekonomisi ve politikalarına ilişkin sunuşu ve Prof. Dr. Haydar Şengül’ün kırsal kalkınmada kooperatiflerin rolüne dair tartışmasıyla devam etti.
Sempozyumun ikinci oturumu “Su Ürünleri, Süt Üretimi ve Hayvancılığın Durumu ve Alternatifler” başlığı ile gerçekleştirildi. Ziraat Mühendisi Mehmet İrfan Mutluay’ın su sorununu, Dr. Soner Çetinkaya’nın Türkiye’de su ürünlerinin durumunu ve geleceğini değerlendirdiği panel, Dr. Mehmet Yıldız’ın süt üretiminin durumuna; veteriner hekim Hasan Özer’in ise geçmişten geleceğe Türkiye’de hayvancılığa ilişkin değerlendirmeleriyle tamamlandı.
İkinci gün yapılan atölye çalışmaları ve saha ziyaretleriyle somutlaşan sempozyum süreci, sonuç bildirgesindeki güçlü dayanışma çağrısıyla sona erdi. Son nehir kurumadan ve son umut tükenmeden önce işçi ve köylünün el ele vermesi gerektiği belirtilen bildirgede, demokratik bir tarımsal ekonominin ancak ortak iradeyle inşa edilebileceği vurgulandı.
Foça’dan yükselen bu sesin, sömürünün zincirlerini kırmak ve toprağın onurunu korumak için tüm Türkiye’ye umut olması diliyoruz.













