20 Haziran Dünya Mülteciler Günü

Mültecilerin Statüsüne İlişkin 1951 Sözleşmesi mülteciyi; “ırkı, dini, milliyeti, belli bir sosyal gruba mensubiyeti veya siyasi düşünceleri nedeniyle zulüm göreceği konusunda haklı bir korku taşıyan ve bu yüzden ülkesinden ayrılan ve korkusu nedeniyle geri dönemeyen veya dönmek istemeyen kişi” olarak tanımlıyor. Bu tanımın yapılmasının üzerinden yetmiş yılı aşkın bir süre sonra, bugün de kapitalist sömürü mekanizmaları, emperyalist savaşlar ve iklim krizi dünyayı her geçen gün daha büyük bir yerinden edilme dalgasına sürüklüyor.
Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) 2026 Küresel Çağrı raporuna göre, küresel çapta zorla yerinden edilmiş insanların toplam sayısının 136 milyona ulaşacağı öngörülüyor. 2026 yılı projeksiyonları, dünya genelinde yaklaşık 31.8 milyon mülteci bulunduğunu gösteriyor. Dünya üzerindeki zorla yerinden edilmiş insanların çoğunluğu düşük ve orta gelirli ülkelerde yaşarken, büyük mülteci nüfuslarına ev sahipliği yapan başlıca ülkelerin Türkiye, Bangladeş, Çad, Lübnan, Ürdün, Etiyopya, Uganda, Pakistan ve İran olduğu biliniyor. Yeni mülteci akımlarını silahlı çatışmalar, şiddet ve gıda güvensizliği ile birlikte iklim değişikliği de besliyor.
Tez-Koop-İş Sendikası olarak 20 Haziran Dünya Mülteciler Günü’nde bir kez daha hatırlatıyoruz: Mültecilik, küresel kapitalizmin, sömürü düzeninin ve emperyalist paylaşım savaşlarının yarattığı ağır bir sonuçtur. Dünyanın dört bir yanında savaşlardan, silahlardan ve ucuz işgücü sömürüsünden beslenen güçler, bir yandan göç yollarını militarist politikalarla kapatıp insanları ölüme terk ederken, diğer yandan sınırları geçebilenleri güvencesizliğin ve ırkçılığın kucağına itmektedir.
Sermayenin kâr hırsının sınır tanımadığı bu düzene karşı, emeğin ve sınıf dayanışmasının da sınırı olamaz. Göçmen ve mülteci emeğinin güvencesizleştirilmesi ve yerli işgücüyle karşı karşıya getirilmesi, işçi sınıfının bütününe yönelik bir saldırıdır.
Emekçilerin birliği ve ortak mücadelesi söz konusu olduğunda sınırların anlamını yitirdiğini biliyor; emeğin dünyasını yerli, göçmen ve mülteci emekçilerle el ele, omuz omuza, kurmak için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi vurguluyoruz!
Tez-Koop-İş Sendikası
Genel Yönetim Kurulu




