Genel

18 Eylül Uluslararası Eşit Ücret Günü: Eşit Değerde İşe Eşit Ücret, Güvenceli Gelecek!

18 Eylül Uluslararası Eşit Ücret Günü’nü; ağırlaşan ekonomik krizin, faturasını emekçilere kesen kemer sıkma politikalarının ve dizginsiz sömürünün gölgesinde karşılıyoruz. Mevcut ekonomik düzen; cinsiyet, yaş, göçmenlik ve etnik köken temelli ayrımcılığı derinleştirerek işçi sınıfının kazanılmış haklarını hedef alıyor, eşitsizliği kalıcılaştırmaya çalışıyor.

Çalışma yaşamındaki yapısal eşitsizlikler, kadınların hem istihdama erişiminde hem de elde ettikleri gelirde uçurumu büyütüyor:

• Küresel veriler, kadınların toplam istihdamın yalnızca beşte ikisini oluşturduğunu ve erkeklere kıyasla işgücüne katılım oranlarının yüzde 24,2 puan daha geride kaldığını gösteriyor. Genç kadınların ne eğitimde ne istihdamda olma oranı ise genç erkeklerden 14,4 yüzde puan daha yüksek. Kadınların işsizlik oranı erkeklerle benzer seyretse de istihdam açığı kadınlar aleyhine sürüyor.
• Uluslararası Çalışma Örgütü verilerine göre kadınlar, erkeklerden ortalama yüzde 20 daha az kazanıyor. Aşırı yoksulluk içinde çalışanların oranı ve aile içi ücretsiz bakım emeği gibi temel göstergelerdeki cinsiyet farkı daralmazken, mevcut hızla gidilirse küresel ekonomik cinsiyet uçurumunun kapanmasının 130 yılı aşkın bir zaman alacağı öngörülüyor.
• TÜİK’in yayımladığı resmi veriler, Türkiye’de kadınların istihdam oranının erkeklerin yarısından daha az olduğunu ve cinsiyete dayalı ücret açığının yapısal bir nitelik taşıdığını ortaya koyuyor. Üstelik eğitim seviyesinin yükselmesi dahi kadınları ücret ayrımcılığından korumuyor; yıllık ortalama brüt ücret-maaş farkı yüzde 17,4 ile en yüksek yükseköğretim mezunu kadınlarda, yıllık ortalama brüt kazanç farkı ise yüzde 20,0 ile en yüksek lise mezunlarında gerçekleşiyor. Kayıt dışı çalışma, esnek/güvencesiz istihdam ve hane içi bakım yükü hesaba katıldığında bu uçurum katlanarak büyüyor.
• Sermaye, göçmen ve mülteci işçileri güvencesiz, kayıt dışı ve en ağır koşullarda istihdam ederek yedek işgücü ordusunu büyütüyor; işçi sınıfının ortak mücadelesini bölmeyi hedefliyor.

Tez-Koop-İş Sendikası Olarak Hatırlatıyoruz!

Eşit değerde işe eşit ücret, anayasal ve evrensel bir haktır. İstihdama erişim engellerini kaldırmayan, cinsiyete, cinsel yönelime ve etnik kökene dayalı ücret ayrımcılığına son vermeyen hiçbir emek politikası meşru görülemez.

• İşyerlerinde cinsiyet temelli ücret farklılıklarına derhal son verilmeli, ücret şeffaflığı yasal bir zorunluluk haline getirilmelidir.
• Kadınların ve gençlerin güvenceli istihdama erişiminin önündeki engeller kaldırılmalı; kreş, hasta ve yaşlı bakımı kamusal, ücretsiz bir hak olarak sunulmalıdır.
• Kadın ve göçmen işçilerin sendikal örgütlenmesi ile toplu iş sözleşmesi süreçlerindeki temsiliyeti ve her alanda kadınların karar süreçlerine katılımı, kadınlarla birlikte geliştirilecek mekanizmalarla güçlendirilmelidir.
• Çalışma yaşamında şiddet ve tacize karşı ILO’nun 190 sayılı Sözleşmesi ivedilikle onaylanmalı ve tavizsiz uygulanmalıdır.

18 Eylül Uluslararası Eşit Ücret Günü’nde kararlılıkla haykırıyoruz:

Ayrımcılığa karşı eşitlik,

Sömürüye karşı örgütlü mücadele,

Eşit değerde işe eşit ücret!

 

Tez-Koop-İş Sendikası

Genel Yönetim Kurulu

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu