Eğitim-AraştırmaEmeğin Nabzı

Dersimiz: Direniş

Özel İtalyan Lisesi’nde grevin 22. günü: Son yılların en uzun süreli öğretmen grevi!

Nejla Kurul

23 Şubat 2026

Eğitim emekçilerinin, ekonomik ve demokratik haklarının geriletilmesi karşısında ciddi mücadele deneyimleri var ve bu mücadelelerde grevler en etkili araçlardan birisi. “Biz emekçileri, emeğimizi görmüyorsanız, sözümüzü duymuyorsanız ve hissettiklerimizi anlamıyorsanız sahip olduğumuz insani güçlerimizi üretim sürecinde kullanmayı reddediyoruz!” demektir bir grev. Beyoğlu’ndaki Özel İtalyan Lisesinin önünde toplanmış grevdeki öğretmenler iki anlamlı cümlenin yazıldığı dövizler ile okul yönetiminin ve kamuoyunun dikkatini çekmeye çalışıyorlar.

“Aynı okulda iki farklı dünya istemiyoruz!”

“Emeğimiz ve onurumuz için grevdeyiz!

Kapitalizm, ayrımlar, hiyerarşiler ve eşitsizlikler yaratarak ilerliyor. Güç ilişkileri hiyerarşik piramidin altında olanlar, azınlıkta olanlar, en çok hak ihlali ile karşılaşanlar aleyhine işliyor. Özel İtalyan Lisesinde bu kez ayrım, İtalya’dan gelen öğretmenler ile Türkiye’de yaşayan öğretmenler arasında yaşanıyor. İtalyan ve Türk öğretmenlerin ücretleri “eşit işe eşit ücret” ilkesi gereğince birbirine yakın olması gerekir. Böylece öğretmen emeği ve ücretleri arasında eşdeğerlik sağlanmış olur. Ancak grevdeki öğretmenlere göre bu iki öğretmen grubunun maaşları arasındaki makas önceki dönemlere kıyasla çok daha fazla açılmış durumda. Bu farkın alt sınırı, bir yandan geçim zorluğu yaşatırken diğer yandan aynı emek süreci içinde olup düşük maaş alan öğretmenlerin emeğini değersizleştiriyor ve onurunu incitiyor.  Mevcut ücret yapısı ile İstanbul’da yaşayan öğretmenler arasında iki ayrı dünya yaratılmış. Aynı okulun içindeki öğretmenler ücret uçurumundan dolayı farklı mağazalara, farklı kafelere gidiyor, farklı giyiniyor, farklı arabalara biniyor, farklı semtlerde ve farklı evlerde oturuyorlar. Oysa eğitim süreci içinde verilen zihinsel ve duygusal emek birbirine o kadar benzer ki!

Bu konu başka bir genel soruna işaret ediyor. Türkiye genelinde öğretmenler arasında ayrımlar ve hiyerarşi çok keskinleşti. Türkiye’de tek bir öğretmenlik deneyimi yok artık. Farklı statülerde öğretmenler var: devlet okullarındaki öğretmenler, özel okullardaki öğretmenler; ücretli öğretmenler, aday öğretmenler, sözleşmeli öğretmenler, genç öğretmenler, uzman öğretmenler ve baş öğretmenler.  Bu öğretmenler arasında eşit olmayan bir ilişki oluşturuldu. Bu ilişki ücret farklarına, işsizlik ve güvencesizliğin farklı yoğunluklarına neden oluyor.  Yüksek enflasyon ve baskılanmış döviz kuru ile Türkiye ekonomi politikaları özel okul öğretmenlerinin ücretlerini de etkiliyor.  Özel İtalyan Lisesi okul yönetimi de öğretmenleri ayrıştıran bir ücret politikası izliyor.

Okul öncesi eğitim, ilköğretim, ortaöğretim, özel eğitim okulları ile çeşitli kursları, özel öğretim kursları, uzaktan öğretim yapan kuruluşlar, motorlu taşıt sürücüleri kursları, hizmet içi eğitim merkezleri, özel eğitim ve rehabilitasyon merkezleri, sosyal etkinlik merkezleri, mesleki eğitim merkezleri ile benzeri özel öğretim kurumları öğretmenleri ise bambaşka ayrımlara tabi tutuluyor. Yüzbinlerce öğretmenin işsiz olduğu işgücü piyasalarında özel okullarda çalışan yaklaşık 178 bin öğretmenin çok büyük sorunları var. İşsiz kalmak ürkütücü, öğretmenlerin çok büyük bir kısmı sendikasız, sendikası olan az sayıda öğretmen sendikalarının toplu sözleşme yetkisi olmadığı için işveren ile oturup toplu iş sözleşme pazarlığına girişemiyor. Özel İtalyan Lisesinde yetkili sendika Tez-Koop-İş Sendikası, bir yandan grev sürüyor bir yandan ise toplu iş sözleşmesi görüşmeleri devam ediyor.

6356 sayılı Sendikalar ve Toplu Sözleşmesi Kanunu’nun 41’inci maddesine göre sendikalar bulunduğu işkolunda çalışan işçilerin en az yüzde birinin üyesi olması koşulunu yerine getirmelidir. Ayrıca “…işçi sendikası toplu iş sözleşmesi kapsamına girecek işyerinde başvuru tarihinde çalışan işçilerin yarıdan fazlasını, işletmede ise yüzde kırkını üye yaptığında o işyeri veya işletme için toplu sözleşme yapmaya yetkili oluyor. İş kolu tanımlanmasında çeşitli sorunlar olsa bile 10 no.lu işkolunda örgütlenen Tez-Koop-İş Sendikası bu koşulları karşıladığı için özel okullar ve vakıf üniversitelerinde, dolayısıyla Özel İtalyan Lisesi’nde toplu sözleşme yapabiliyor. Özel okullar, vakıf üniversiteleri ve diğer özel eğitim kurumlarında çalışan öğretmenlerin ekonomik ve sosyal haklarını geliştirebilmeleri için, 178 bini aşan öğretmenin sendikalarda örgütlenmesi ve yan yana gelmesi gerekiyor. Oldukça zorlu ancak yaşamsal bir süreç bu!

Son yılların en uzun süreli öğretmen grevi!

Şu gözlemimizi ifade edelim. Özel İtalyan Lisesi öğretmenlerinin grevi son yılların en uzun süren grevlerinden birisi. Grev yasağına karşın 100 binleri aşan öğretmenin verdiği destek ile 1969 Büyük Öğretmen Boykotu, adını işçi sınıfının onur hanesine yazdırmıştı. Boykot yapan öğretmenler, kendi ekonomik ve sosyal haklarının yanı sıra, eğitim sisteminin iyileştirilmesi, demokratik, laik, sosyal bir hukuk devletini ve tam bağımsız bir Türkiye’yi öncelikle savunmuşlardı.  O yıllarda olduğu gibi kamu görevlileri için grev yasağı sürüyor. Anayasanın halen yürürlükte olan 54. maddesi grev hakkını işçilere tanırken, kamu görevlilerini kapsam dışı bırakmıştır. Dışarıda kaynayan hayatı görmeyen bir anayasa er ya da geç aşılır. Grev yasağına karşın kamu okullarında dirençli eğitim sendikalarının öncülüğünü yaptığı bir günlük sembolik grevler ilk akla gelenlerdir.  Mümtaz Soysal’ın o sözünü anımsatalım: “Anayasayı yaşatan   içlerindeki sözcükler değil dışlarındaki hayattır.” Dışarıdaki hayat kendini sınırlandıran düzenlemeleri aşmış ve son yıllarda öğretmenler ve genelde kamu görevlileri sembolik de olsa grev kararları alabilmişlerdir. Ancak özel öğretim kurumlarında çalışan öğretmenler ve diğer eğitim personelinin sendikalaşma oranı oldukça düşüktür ve toplu sözleşme ve grev ise adeta imkansız bir hak olarak değerlendirilmektedir. Özel İtalyan Lisesindeki grevin tarihsel ve sembolik anlamı bu bağlamda oldukça yüksektir.

Özel sektör öğretmenlerinin büyük bir kısmı başta kamu okullarında çalışan meslektaşlarının aldığının çok altında ücretler almaktadır. Ayrıca hafta sonu çalıştırılma, hafta içi uzun çalışma saatleri, güvencesiz istihdam ve sıkça işsiz kalmaları nedeniyle emekli olabilme hakkının giderek zayıflaması gibi tehditlerle karşı karşıyadırlar.  Tez-Koop-İş Sendikasının örgütlü olduğu ve halen toplu görüşme sürecinin sürdüğü Özel İtalyan Lisesinde grev 22.gününe ulaştı. Öğretmenlerin kararlılığı hayranlık verici! Çünkü eşit işe eşit ücret ilkesini ve öğretmenler arasında çalışma barışını yaralayacak uygulamalar devam ediyor.

İtalyan Büyükelçiliği önünde eylem!

Özel İtalyan Lisesi öğretmenlerinin, okul yönetiminin dayattığı sömürü düzenine, adaletsiz ücret politikalarına karşı başlattığı grev bugün itibariyle 22. gününde.  Ankara’da Büyükelçilik önünde 20 Şubat 2026’da gerçekleştirilen kitlesel basın açıklaması, işçi sınıfının omuz omuza verdiği mücadeleye ve eğitim emekçilerinin büyüyen dayanışmasına sahne oldu.

Tez-Koop-İş Sendikası Ankara 3 No.lu Şube Başkanı Cemal Yarga yaptığı konuşmada “Hak Verilmez Alınır” Şiarımızla, Taleplerimiz Karşılanana Kadar Greve Devam Edeceğiz!” diyor ve İtalya makamlarını kendi mevzuatlarına ve evrensel işçi haklarına uymaya ve Milli Eğitim Bakanlığı ile Dışişleri Bakanlığını ise sermayenin değil kendi ülkesinin eğitim emekçilerinin safında durmaya davet ediyor. Yarga, ayrıca toplu sözleşme sürecine ilişkin şu sözleri ekliyor:

“Okul yönetiminin yüzde sıfır zam dayatmasına, kast sistemini andıran ücret eşitsizliğine ve sefalet ücretlerine karşı sendikamız çatısında birleşen eğitim emekçileri, 2025-2026 eğitim öğretim yılının ikinci döneminin ilk günü olan 2 Şubat 2026 Pazartesi günü ‘Dersimiz: Direniş!’ diyerek greve çıkmıştır.  İtalyan meslektaşlarından 6 kat daha az ücretlerle çalışmayı ve ağır iş yükü altında ezilmeyi reddeden öğretmenler ile birlikte, grevin 19. gününde bu onurlu mücadeleyi Ankara’ya, İtalya Büyükelçiliği önüne taşıyoruz!

“Özel İtalyan Lisesi’nde bin saati aşkın ders boş geçiyorsa, bunun tek sorumlusu okul yönetimidir!”

Özel İtalyan Lisesi eğitim emekçilerinin selamlarını ileten edebiyat öğretmeni Sabri Ergül, grev kararının kolayca alınmadığını, okul yönetimi ile görüşmelere dört yıl önce başladıklarını, bu süre için taleplerini yılmadan diyalog kurmaya çalışarak ilettiklerini belirterek ekledi: “Onurumuz için, öğrencilerimizin nitelikli öğretmenlerden eğitim alabilmesi için mücadele etmeyi tercih ettik.” Sabri öğretmen, dört yıldır bu eşitsiz koşulları düzeltmek için uğraşı verdiklerini ancak okul yönetiminin bu süre içinde hiçbir adım atmadığını, konuşmak isteyince okul müdürünün odasından kovulduklarını ifade ediyor. Sabri öğretmen, okul yönetiminin ayrımcı tavrı karşısında boyun eğmediklerini ekliyor.

“Ne yazık ki bize grev yapmaktan başka bir seçenek bırakmadılar”

Bugünlerde Özel İtalyan Lisesinde bin saati aşkın ders boş geçiyor. Öğrenciler öğretmenleri ile buluşamıyorlar. Grevdeki öğretmenleri temsilen Tez-Koop-İş Sendikasının talebi karşısında okul bir adım atmış değil. Grev sürüyor, diliyoruz ki öğretmenlerin ekonomik ve sosyal hakları “eşit işe eşit ücret ilkesi” uyarınca gelişir.

Öğretmenlerin statüsü tavsiyesi

Özel İtalyan Lisesi yönetiminin UNESCO ve ILO arasında iş birliği ve ortak eylem kararının sonucunda 5 Ekim 1966’da ortak belge olarak kabul edilen Öğretmenlerin Statüsü Tavsiyesi’ne göz atması gerekir. Bu belge Prof. Dr. Mesut Gülmez’in ifadesiyle ‘öğretmenlik mesleğinin ve eğitim emekçilerinin uluslararası yasası’ olarak da geçiyor. Eğitim Sen, Mesut Gülmez’in çok değerli katkılarıyla Öğretmenlerin Statüsü Tavsiyesinin ve ek belgelerinin güncellenmiş halini 2023 yılında yeniden yayımladı. Yazımızı Tavsiyeden birkaç madde koyarak bitirelim.

Öğretmenlere (hem) kendileri ve aileleri için makul bir yaşam düzeyi, (hem de) bilgilerini geliştirerek ve kültürlerini zenginleştirerek mesleki niteliklerini iyileştirme araçları (olanakları) sağlamalıdır.

Öğretmenlere kendi meslek örgütleri ile anlaşmaya varılarak oluşturulan aylık basamakları temeline dayalı ücret verilmelidir (116.madde).

Öğretmen aylıkları yapısı, farklı öğretmen grupları arasında kırgınlıklar doğurma tehlikesi taşıyan her tür haksızlığı ve her tür kural dışılığı önleyecek biçimde düzenlenmelidir (117.madde).

Aylıklardaki farklılıkların; nitelik, kıdem ya da sorumluluk derecesi gibi nesnel ölçütlere dayanması gerekir. Ancak en düşük aylık ile en yüksek aylık arasındaki farkın, makul sınırlar içinde tutulması gerekir (119.madde).

Öğretmen aylıklarının, yıllık bir dönem temelinde hesaplanması gerekir  (121.madde).

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

Başa dön tuşu