Özel İtalyan Lisesi Önünde Basın Açıklaması: “Öğretmenlerin Onurunu, Sendikamızın İradesini Tasfiye Edemezsiniz!”

İstanbul Özel İtalyan Lisesi yönetiminin hukuk tanımaz, emek düşmanı politikalarına ve sendikal haklara yönelik saldırılarına karşı eğitim emekçileri bir kez daha tek ses oldu. Masada imzalanan mutabakat metnine rağmen, grevden dönen 14 öğretmenden 11’inin iş akdinin haksız yere feshedilmesine ve toplu iş sözleşmesi hükümlerinin yok sayılmasına boyun eğmeyen öğretmenler, okul önünde bir araya gelerek “Öğretmenler okula geri dönecek, mücadelemiz sürecek!” dedi.
Sendikamız İstanbul 5 No.lu Şubesinin çağrısıyla 3 Eylül 2026 Perşembe günü saat 13.00’te Özel İtalyan Lisesi önünde gerçekleştirilen kitlesel basın açıklamasına; haksız nedenle işten çıkarılan öğretmenlerimiz, üyelerimiz, şube yöneticilerimiz ve dayanışmaya gelen sınıf dostlarımız katılım sağladı.
“Masada Anlaşma İmzalayıp Öğretmenleri Kapı Dışarı Etmek Hangi Hukukta, Hangi Ahlakta Yer Alır?”
Sendikamız ve üyelerimiz adına basın açıklamasını okuyan İstanbul 5 No.lu Şube Mali Sekreteri Sinem Kara, okul yönetiminin imzaladığı uzlaşıyı çiğneyerek sergilediği intikamcı tutuma şu sözlerle tepki gösterdi:
“Hepinizin bildiği gibi; bu okulun kapısında 123 gün boyunca, kışın ayazına ve okul yönetiminin emek karşıtı dayatmalarına karşı onurlu bir mücadele verdik. Ve günün sonunda masaya oturup bir uzlaşıya vardık. Grev bitti, öğretmenler başları dik bir şekilde sınıflarına, öğrencilerinin yanına döndü. Ancak tam da bu noktadan sonra en samimiyetsiz ve gayri ahlaki pratikler sahneye çıktı. Okul yönetimi, imzaladıkları anlaşma belgesini kendi eliyle parçaladı. Hiçbir şey olmamış gibi, zihinlerindeki karanlık senaryoyu hayata geçirmek için düğmeye bastılar. Öğretmenlerimize ve sendikamıza düşmanlıklarını zirveye çıkararak kötülüğün bu topraklarda görebileceğiniz en pespaye, en yüz kızartıcı örneklerinden birini sergilediler.
Bir düşünün: Masada oturup el sıkışıyorsunuz, ‘anlaştık’ diyorsunuz, öğretmenler o umutla görevine dönüyor ve siz daha ilk haftalardan itibaren o insanları tek tek işten çıkarıyorsunuz! Yaşanan şey, sadece bir işten çıkarma değildir. Bu tutum, imzalanan metni çöpe atmak, hukuku maskara etmek, insanlığın ortak aklıyla alay etmektir. Buradan kamuoyuna sesleniyoruz: Hangi vicdan, masada anlaşıp imza attığı insanları ertesi gün tasfiye etmeyi normal karşılar? Bu haksızlık, sıradan bir haksızlık değildir. Gözümüzün içine baka baka söylenen devasa bir yalanın, kurum kültürünü kendi elleriyle boğan bir akıl tutulmasının resmidir!”
“Bu, Toplu Sözleşmenin Fiilen Gasp Edilmesidir; İş Barışına Sıkılmış Bir Kurşundur!”
Açıklamasında grev sonrasında 14 öğretmenden 11’inin sözleşmesinin yenilenmeyerek kapı dışarı edildiğini hatırlatan Kara, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Mürekkebi henüz kurumamış o imzayı, o uzlaşı metnini kendi elleriyle yırtıp attılar. Sendikayı muhatap almaktan bile imtina eden bu basiretsiz zihniyet, grev sonrasında görev yerlerine başı dik dönen 14 öğretmenimizden 11’inin sözleşmesini yenilemeyerek öğretmenlerimizi bir çırpıda kapı dışarı etti. Soralım şimdi onlara: Öğretmensiz bir toplu iş sözleşmesi olur mu? Masada anlaşma imzalayıp, imza attığınız öğretmenleri ertesi gün kapının önüne koymak hangi evrensel hukukta, hangi ahlakta, hangi vicdanda yer alır? Hem toplu sözleşme çerçevesinde anlaşıp imza atacaksınız hem de neredeyse herkesi işten çıkarıp güya ‘anlaştık, normalleşeceğiz’ masalı anlatacaksınız!
Bu, bir toplu sözleşmenin fiilen gasp edilmesidir. İş barışına sıkılmış bir kurşundur. Okul yönetimini de bağlayan ülke hukukumuzun olduğu kadar evrensel hukukun da ayaklar altına alınmasıdır. Tarihî, koskoca bir kurumun, birkaç kişinin bu kifayetsiz ve samimiyetsiz kararlarıyla düşürüldüğü durum içler acısıdır. Ülkemizde özel okullar tarihinin en karanlık tablosunu bu ülkeye yaşattınız. Özel İtalyan Lisesi üzerinde nesiller boyunca silinmeyecek kara bir leke bıraktınız. Bir eğitim yuvasını, kurumsal ahlakın ve hukukun geçerli olduğu bir yer olmaktan çıkarıp, geleceğimizi emanet ettiğimiz çocukların gözü önünde emek ve öğretmen düşmanlığının adresi haline getirdiniz.”
“Ortada Eğitim Kalmamıştır; Sadece Tüccar Zihniyetinin Yarattığı Bir Korku ve Acizlik Kalmıştır!”
Yönetimin yarattığı korku atmosferine teslim olunmayacağını vurgulayan Kara, talepleri ve kararlılığı şu sözlerle noktaladı:
“Yönetim şunu çok iyi bilsin ki, bu ucuz kurnazlığınıza da bu baskı düzeninize de boyun eğmeyeceğiz! Öğretmenini tasfiye eden bir okulda nitelikli eğitimden, evrensel değerlerden veya kurum kültüründen söz etmek imkânsızdır. Ortada eğitim kalmamıştır; sadece tüccar zihniyetinin yarattığı bir korku ve acizlik kalmıştır. Biz bu yola çıkarken sadece kendimiz için değil, emeğin onuru ve eğitim sektörünün geleceği için yürüdük. Buradan okul yönetimine ve ilgili tüm makamlara açıkça sesleniyoruz: O imzaladığınız sözleşmeyi yırtıp atabilirsiniz ancak öğretmenlerin onurunu ve bu sendikanın iradesini asla tasfiye edemezsiniz! Bu skandal yanlıştan, suç işlemekten, kıyım politikasından derhal vazgeçin.
Hukuksuz bir şekilde işten çıkarılan tüm öğretmen arkadaşlarımız haklarıyla, unvanlarıyla ve itibarlarıyla görevlerine iade edilene kadar bu davanın takipçisi olmaya devam edeceğiz. Ne bu haksızlığın üzerinin örtülmesine izin vereceğiz ne de üyemiz öğretmenlerin susturulmasına izin vereceğiz!”
Basın açıklaması, atılan sloganlar ve alkışlarla sona erdi.
Bir Kez Daha İlan Ediyoruz:
Özel İtalyan Lisesi Öğretmenleri Okula Geri Dönecek, Mücadelemiz Sürecek!
İmzalanan Sözleşme Hükümleri Koşulsuz Uygulansın!
Zafer Direnen Eğitim Emekçilerinin Olacak!
DİRENE DİRENE KAZANACAĞIZ!
YAŞASIN ÖRGÜTLÜ MÜCADELEMİZ!
YAŞASIN TEZ-KOOP-İŞ!





