Eğitim-AraştırmaManşet Haberler

Özel İtalyan Lisesi’nde Yürüttüğümüz Mücadele İtalya’da Gündem Oldu

Sendikamız İstanbul 5 No.lu Şubemizin örgütlü olduğu Özel İtalyan Lisesi’nde yürüttüğümüz toplu iş sözleşmesi ve eylem sürecimiz İtalya’da yayımlanan İlmanifesto Gazetesi ile İtalya gündemine taşındı.

“İstanbul’daki İtalyan Lisesi’nde görev yapan Türk öğretmenler birleşti” başlığı ile yayımlanan haberde, yaşanan süreç aktırıldı ve sendikamız TİS uzmanı Engin Çelik’in görüşlerine yer verildi.

Haberin Türkçe’ye çevrilmiş tam metni şöyle;

“Türk sendikası Tez-Koop-İş, beş aydır ülkenin en prestijli ve pahalı yabancı okullarından biri olan İstanbul İtalyan Lisesi yönetimiyle gergin bir müzakere süreci yürütüyor.

Müzakerelerin merkezinde Türk öğretmenlerin koşulları yer alıyor: Düşük maaşlar, İtalyan meslektaşlarına kıyasla daha yüksek iş yükü ve sendikaya göre hem Türk yasalarını hem de öğretmenlerin statüsüne ilişkin uluslararası tavsiyeleri ihlal eden bir ücret sistemi. Görüşmeler şu ana kadar makul bir sonuç vermeyince sendika, dün (12 Aralık) grev kararını yönetime bildirdi.

2024 yılına kadar Türk öğretmenler sözleşmelerini sendikasız olarak bireysel müzakere ediyordu. Tez-Koop-İş’in toplu sözleşme uzmanı ve müzakere ekibi üyesi Engin Çelik, İl Manifesto gazetesine verdiği demeçte, “Okul yönetimi her zaman iyileştirme sözü verdi ancak bu sözler asla tutulmadı” diyor. “Ücret sorunun sadece bir parçası; Türk öğretmenler İtalyan meslektaşlarıyla eşit çalışma koşulları talep ediyor.”

Türk mevzuatına göre “özel yabancı lise” statüsünde olan ve İtalyan Dışişleri Bakanlığı tarafından finanse edilen kurumda çifte personel rejimi uygulanıyor. İtalyan öğretmenler İtalyan hükümetinden ayda yaklaşık 7.000 Euro maaş alırken, Türk öğretmenler 1.200-1.300 Euro, hatta çoğu zaman Türk devlet okullarındaki meslektaşlarından bile daha az kazanıyor.

 Ancak en önemlisi, İtalyan öğretmenler haftada 20 saat çalışırken, Türk öğretmenler 27 saat çalışıyor. Konu nöbet veya ek derslere geldiğinde eşitsizlik daha da artıyor: Bir İtalyan öğretmene her ek saat için ödeme yapılırken, bir Türk öğretmene yapılmıyor. Çelik, “1966 tarihli ILO/UNESCO tavsiye kararı iş yükünde ayrımcılığı yasaklar ve eşit ücreti önerir. İtalyan Lisesi hem uluslararası normları hem de Türk yasalarını ihlal ediyor” diye hatırlatıyor. 

En belirgin çelişki, ise bütçeyle ilgili. İtalyan Lisesi, yıllık yaklaşık 550.000 Türk Lirası (yaklaşık 11 bin Euro) ile ülkenin en yüksek okul ücretlerinden birini talep ediyor ve bu ücret son dört yılda %300 arttı. Aynı dönemde Türk öğretmenlerin maaş artışı ise sadece %30’da kaldı.

 Bu dört yıl içinde Lira, Euro karşısında %220 değer kaybederken, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) resmi verilerine göre (kümülatif) reel enflasyon %500 civarında seyrediyor. Türkiye’de 2020’de yoksulluk sınırının biraz üzerinde olan öğretmenler, şu anda bu sınırın %40 altında kalmış durumda. İstanbul’da başta kiralar olmak üzere (aylık en az 30.000 Lira) artan yaşam maliyetleri maaşları daha da eritiyor.

 Sendikanın Çalışma Bakanlığı’ndan yasal yetkiyi almasının ardından Ağustos ayında toplu iş sözleşmesi görüşmeleri başladı. O tarihten bu yana beş aydır süren toplantılar, yavaşlatmalar ve baskılar söz konusu. 18 Kasım’da yönetim ilk teklifini sundu: 2025 için %0, 2026 için %12 ve 2027 için %0 zam.

 Çelik, “Yüzde 12’lik bir artış Türkiye gerçeklerinden tamamen kopuk” diyor. “Teklifi reddettik ve bunu ayrımcı olarak nitelendirdik.” Sendika bunun üzerine İstanbul’daki diğer özel okulların ortalama maaşlarını baz alarak bir karşı teklif sundu: Türk bir öğretmen için aylık 150.000-180.000 Türk Lirası (yaklaşık 3500 Euro). Şu ana kadar bu teklife herhangi bir yanıt gelmedi.

 Müzakereler, karar alma yapısı nedeniyle daha da karmaşıklaşıyor: Okul müdürü ve okul kurulu, tam özerkliğe sahip olmadıklarını belirterek her kararı İtalyan Dışişleri Bakanlığı ve Hazine Bakanlığı’na havale ediyor. Bu durum süreci yavaşlatıyor; ancak yasaların katı süreler dayattığı bir ülkede bu yavaşlık sorun yaratıyor: İkinci 60 günlük sürenin ardından bir anlaşmaya varılamazsa, sendika yasa gereği grev kararı almak ve ardından bunu uygulamak zorunda. Bu süre zarfında müzakereler devam edebilir.

 Çelik, okuldaki havanın bozulduğunu iddia ediyor: “Bazı İtalyan öğretmenler Türk meslektaşlarının bu eylemine karşı çıkıyor; öğrenciler arasında bile gruplaşmalar oluştu.” Sendika, yönetim tarafından yapılan “manipülasyonlardan” ve okulun kapanabileceğine dair orantısız bir korku iklimi yaratıldığından bahsediyor.

 Bu arada, eğitimin kalitesi ve sürekliliği konusunda endişe duyan veliler (özellikle Türk veliler) öğretmenlerin basın açıklamalarına katılarak destek verdiler. Tatmin edici bir yanıt alamayan Tez-Koop-İş, grev kararını ilan etmek zorunda kaldı. Çelik sözlerini şöyle sürdürüyor: “Başka seçeneğimiz yok. Eğer okul yönetimi derslerin boş geçmesi sorumluluğunu üstlenmek istemiyorsa, nihayet masaya oturup ciddi bir şekilde müzakere etmek zorunda.”

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu